SIKÇA SORULAN SORULAR

Cevapları görmek için sorunun üzerine tıklayın.

Kuru iğneleme, akupunktur iğneleriyle herhangi bir ilaç kullanmaksızın uyuglanan ve hiçbir yan etkisi olmayan bir tedavi modalitesidir.12-15 yaştan itibaren her hastaya uygulanabilir. Hastada uygulama sırasında herhangi bir ağrı uyandırmaz.

Kuru iğneleme, myofasyal ağrılar, fibromyalji ağrıları, bel ve boyun fıtıklarına bağlı adale spazmlarında son derece etkilidir. Özellikle tenisçi dirseği olarak bilinen lateral epikondilitte ve diğer yumuşak doku romatizmalarında (periartritler, tendinitler ve tenosinovitlerde) olumlu sonuçlar elde edilmektedir.

Schroth method skolyoz ve kifoz gibi omurga eğriliklerine yönelik üç boyutlu bir egzersiz okuludur. Özellikle skolyozda omurgadaki yana kaymayla birlikte gelişen rotasyonel eğriliğin azaltılmasına yönelik postüral düzeltmeleri ve egzersizleri içerir.

Schroth methodda prensip üç boyutlu bir korreksiyondur. Sırt ve karın adalelerine yönelik klasik güçlendirme hareketleri dışında, derin ve bölgesel solunum manevraları eşliğinde göğüs kafesinin tekrar şekillendirilmesi ve göğüs kafesinin içindeki volümlerin artırılmasına yönelik hareketleri kapsar. Bunların dışında pelvis olarak bilinen leğen kemiğinin tekrar pozisyonlanması, vücut asimetrisinin giderilerek bel ve sırt ağrılarının azaltılarak, günlük yaşamda konforun artılırmasını amaçlar.

Schroth egzersizlerinin en etkili olduğu grup adult, yani erişkin dönem skolyoz hastaları, ve adolesan gruptur. Erişkin skolyozlu hastalarda, vücut asimetrisi nedeniyle gelişen boyun, sırt ve bel ağrılarının giderilerek günlük yaşamda konforun artırılmasını sağlar. Adolesan grupta ise, büyüme hızının en fazla olduğu dönem olması nedeniyle eğriliğin potansiyel olarak en fazla artış gösterdiği dönemdir. Schroth egzersizleriyle vücut farkındalılığının sağlanarak, gerek bölgesel solunum egzersizleri, gerekse çeşitli pozisyonlarda yapılan germe ve spesifik hareketlerle açısal ilerlemenin durdurulması ve hatta azaltılmasını sağlamaktır.

Atellerin çeşitli amaçları vardır. Öncelikle yumuşak doku hasarı gelişmiş eklemleri belli pozisyonlarda sabitleyip istirahat ettirmeyi sağlar. Çeşitli nedenlerle, romatizmal, travma vs… deformasyona uğramış eklemleri yeniden şekillendirmeyi veya deformasyonun ilerlemesini önlemeyi amaçlar. Bu tarz ateller genellikle statik atellerdir. Bunların dışında dinamik ateller de vardır.

Dinamik ateller hareketli atellerdir. Belli sebeplerden gelişmiş eklem hareket kısıtlılıklarının düzeltilmesini hedefler. En sık uygulanan dinamik ateller diz ve dirsek eklemlerine yöneliktir.

Kinezyo bant özel bir dokuya sahip elastik bir banttır. Kinezyo bantlama eklemlere, bağlara, tendon ve kaslara uygulanabilir. Kinezyo bantlama ile, yaralı bölge istirahate alınıp hareketi bloke edilebilir, veya aksine hareketi fasilite edilebilir, lenfödemi gidermek amacıyla da uygulanabilir. Kullanım alanları son derece geniştir. Etkisi o anda başlar ve uzun süre devam eder.

Ekstremite uzatma genel olarak bacak boyu eşitsizliklerinde kısalık telafisi amacıyla, cücelik sendromunda ve kozmetik olarak boy uzatmak amacıyla uygulanmaktadır. Cerrahi uygulama sonrasında tedrici olarak uzatma yapılırken yoğun bir rehabilitasyon programıyla hastaya destek olunur.

Cerrahi giriṣimden hemen sonra hastane içinde rehabilitsayona baṣlanir. Bu dönemde amaçlar pozisyonlama, yardımcı yῠrűme cihazlarıyla (yῠrűteç, değnekler vs) yűrűme ve merdiven eğitimini içerir. Hasta uzatmaya başlar çoğunlukla günlük bir milimetre uzatmayı hasta kendisi yapar ortalama 10 gűnde bir santim uzama sağlanır. Uzatılan her bir santim için kaynama süresi ortalama bir aydır. Hastaya uzatma döneminde yoğun rehabilitasyon başlanır. Amaç uzatılan kemiğe uyum sağlayacak şekilde kas ve yumuşak dokuları uzatmaktır. Uzatma bitince rehabilitasyon da kolaylaşır, hastaların uzatma boyunca var olan ağrıları azalır gerginlikler azalır bu dönemde de rehabilitasyon yoğunluğu azaltılarak devam eder. Hareket kısıtlılığı giderilip kas gűcű istenen seviyeye ulaṣtığında tedavi kesilir.

Uzatma boyunca karşılaşılan en büyük sorun uzamaya bağlı olarak gelişen kas kontraktürleri yani hareket kısıtlılıklarıdır. Düzenli rehabilitasyon yapmayan hastalarda uzamayla gerginleşen yumuşak dokular eklem hareketini kısıtlar. Bu durumu önlemek için fizyoterapist eṣliğinde yapılan hareketlere ek olarak kiṣiye özel ev egzersiz programı da belirlenir. Eksternal fiksatör ugulamalarında sık karṣılaṣılan bir diğer problem ise çivi dibi enfeksiyonlardır. Bu durumun rehabiltasyon açısından önemi ağrı oluşumu ve hastanın hareketten kaçınarak ekstremitesini yanlış pozisyonlayarak hareketlerinin kısıtlanmasına sebep olmasıdır. Çoğunlukla düzenli yara bakımı ve gerekli ilaç kullanımıyla sorun çözülür. Uzamanın ilerlemesiyle sinir yapıları da gerilmeye baṣlar. Bu durumda da çözüm uzatmanın geçici olarak durdurulması veya yavaşlatılması olacaktır.Bu hastalar düzenli doktor kontrolüyle herhangi bir sorun yaşamazlar özellikle uzatma süresince düzenli doktor kontrolü önemlidir.